Şubat 27, 2014
Ruhunuza Seslenen Takılar

Yaşam yolculuğunu kendi deneyimleriyle hikayeleştirip, ortaya çıkardığı takılar üzerinden anlatan Zeynep Erol, farklı inanışlardan, inançlardan, sembollerden aldığı ilhamla şekillendirdiği el yapımı tasarımları anlatıyor.

Mücevher tasarımcılığına tam olarak ne zaman, nasıl başladınız?

Mücevher tasarım sanatına ve sadekârlığına 1989 senesinde, Kapalıçarşı’daki  Altay Özkaya atölyesinde dersler alarak başladım. Bu süreç 2 sene sürdü.

Kendinizi takı tasarımı konusunda geliştirmek için ne gibi eğitimler aldınız?

Aynı yıl, Ayşe Ünaydın’dan mum tekniği dersleri aldım. Bu işin mutfağından geçmek benim için çok önemliydi; çünkü kendi yaptığınız takıların duygusunu ve enerjisini farklı verebiliyorsunuz.

Takılarınız için sizin kendinizi ifade etme şekliniz diyebilir miyiz?

Takılarım benim hayatım, yaşama biçimim, günlüğüm adeta… Etkilendiğim ve yaşadığım süreçleri anlatma biçimim, hikâyelerim…

Hayatınızdaki ve tasarımlarınızdaki Hindistan etkisinden ve öneminden bahsedebilir misiniz?

2001 senesinde ilk defa Hindistan’a gittim, o günden bu yana da senede en az iki kere bu ülkeyi karış karış geziyorum. Hindistan renkleri, kültürü ve insanları, sanatımı çok besliyor. Hayatımı ise spritüel açıdan çok zenginleştiriyor. Çok katmanlı bir yer olduğu için orayı adeta içime çekiyorum.

Kullandığınız taşları, materyalleri genelde nerelerden seçiyorsunuz?

Daima 950 ayar gümüş ve 18 ayar altın metal kullanıyorum. Taş veya diğer malzemeler ise kurgulamak istediğim konseptin gereğine göre değişiyor. Bu; kristal quartz olabiliyor, bazen inci, bazen güçlü enerjiler taşıyan rahipler tarafından kutsanmış sandal ağaçları veya Rudraksha ismindeki çekirdekler, kaba kesim elmas veya gül kesim elmas, pırlanta, zümrüt, yakut, safir gibi değerli taşlar veya renkleriyle ve formlarıyla çok oynadığım mineler, yine yarı değerli topaz, jade, citrin, aquamarin, turmalin gibi taşlar kullanıyorum. Seçeneklerim sonsuz ve sergiye göre değişken oluyor.

Takıları estetik bir objeden çok, içsel bir ihtiyaç olarak görüyorsunuz; bunu ve sizin için takının anlamını biraz açabilir misiniz?

Takılarımın her biri bir hikâye anlatıyor, bir enerjiyi yüklüyor, bütünün bir parçasını temsil ediyor. Bu yüzden takanla içsel olarak bütünleşiyor. Bu duygu ise takılarımı şekilden ve modadan ayırıyor; adeta takılabilir heykelciklere dönüştürüyor.

Takılarınızda tarihi ve kültürü hangi şekliyle kullanmayı seviyorsunuz?

Ben tarih ve kültürü minimalize ederek bugüne taşımayı seviyorum. Yaşanmış olanı tekrarlamanın bence anlamı yok. Yaşanmış olan bugünkü anlayış ve formlarla yeniden yaratmak, işin sihri. Tasarım da zaten bu demek… Tekrardan ziyade, geçmişi uzaktan bir çizgiyle hatırlamak ama yeniyi görmek…

Hayatınızda sizi farklı inanışlara, dini inançlara iten bir olay oldu mu; yoksa takı yapmaya başladıktan sonra mı bu yönünüzü keşfettiniz?

Farkındalıkla yaşamayı çocukluğumdan beri elimde olmadan alışkanlık haline getirmişim. Hem yaşamın içinde kalmayı, hem de dışarıdan izleyebilmeyi severim. Beni zenginleştirdiğine inanıyorum. Takılarım ise her iki durumu birleştirdiğim bir oyun alanı. Farklı bir inancım yok, yaradılışa herkes gibi inanıyorum ve tüm dinlerin insanlığın iyiliğine ve tekâmülüne hizmet ettiğini düşünüyorum.

Koleksiyonlarınızın çıkış noktasında nasıl bir süreç sizi bekliyor?

Koleksiyonlarımı belirleyen tema, o dönem hayatımda gelişen olaylarla ilgili. İç hesaplaşmalarım oluyor. Her an değişken, her şey geçici; ben de bu geçiciliğin içinde pasajlar yaratmak üzere adeta fotoğraf çekip o anı ölümsüzleştirir gibi takı yapıyorum.

Sizin için ayrı bir yere sahip olan özel bir koleksiyonunuz var mı?

Her bir koleksiyon benim için kıymetli; çünkü o döneme ait anlar taşıyor. Ama beni farklı bir boyuta taşıdığını hissettiğim ‘‘Kafes içinde Yolculuk’’ ve ‘‘Cosmic Dans’’ sergimin benim için özel bir yeri var.

Tasarımlarınızı ortaya çıkarırken genelde ne gibi teknikler kullanıyorsunuz?

Her serginin tekniği değişiyor, konu bunu belirliyor. Bazen yalnız ince altın tel ve pırlantalarla oynuyorum; bazen astar ve plakalar, renkli taşlar, telkari teknikleri, spritüel semboller…  Ama daima takılarımı 3 + 1 boyutla yani perspektif ve duygu katarak yapıyorum.

Tasarımlarınız, kullanan kişiye nasıl bir enerji veriyor?

Takılarımı kullananlar genellikle kendilerini bütünleşmiş ve çok iyi hissettiklerini söylüyorlar.  Kalıcı takılar yapıyorum. Kullananlar bu tasarımları senelerce takıyorlar çünkü sadece takı olarak değil, takılarımla kurdukları bağı benimsiyorlar.

Hiçbir anlam yüklemediğiniz, sadece estetik olarak güzel geldiği için yaptığınız bir tasarımınız var mı?

Öyle bir tasarımım yok, her takının içsel bir hikâyesi var. Gücü de, derinliği de, sihri de burada.

Koleksiyonlarınızı sergi konseptinde tanıtmayı tercih ediyorsunuz sanırım; neden kendinize böyle, farklı bir yöntem seçtiniz?

Sergilerle hikaye anlatmak çok zevkli, bir kitap içinde birçok bölüm varmış gibi.

Abrakadabra koleksiyonunuzdaki tasarımları alıp takan ve sonrasında dilekleri gerçek olan kişilerle ilgili değişik hikayeleriniz var mı? Bu koleksiyonu yapmaktaki amacınız neydi?

Abrakadabra koleksiyonunun amacı kendi gücümüze sahip çıkmakla ilgiliydi. Kendimize olan inanç ile yaradılışın çok değerli bir parçası olarak taktığımız takıya koyduğumuz enerji, dua, niyet, ritüel, niyetimizin gerçekleşmesinde bir aracı sadece, onu asıl gerçekleştiren biziz.

Mutluluk veren, hayatı daha pozitif algılamamızı sağlayan bir taş var mı?

Kristal quartz enerjisinin gücü ve pozitifliği şeffaf berrak rengi ile beni çok derinlere götürüyor.

İçsel bir değişime takılarla ulaşmak mümkün mü?

Takılar bir vasıta, bir yol; içsel değişim sizin kendi içinizde saklı… Takılarda da aynı enerji saklı…

Takılar bizim kim olduğumuzu, ruhumuzu anlatabilir mi?

Takılar bize kendimiz hakkında ipucu verir, kendimizi keşfettirir, kendimizle olan ilişkimizi derinleştirir. Daldın mı içine size ne hikâyeler anlatır, size ne rüyalara götürür, sizde ne anılar canlandırır… Takılar geçmiş ve geleceğimizin anahtarlarıdır.

Because our insatiable demand for new designs is back
quick weight loss 9 Quirky Things Every ‘Cool’ Workplace Is Required to Have

I’m really asking
christina aguilera weight loss15 Earnings to Watch Next Week 1